Adalara kurye göndermek neden vapur saatine bağlı?
Büyükada'ya ya da Heybeliada'ya gönderilecek bir paket için önce kurye değil, vapur tarifesine bakılır. Kabataş'tan kalkan Şehir Hatları feribotu adalara ortalama 70-80 dakikada ulaşıyor, Bostancı'dan kalkan deniz otobüsü ise rotaya göre 35-45 dakikaya iniyor; hangi iskeleden başlanacağı, göndericinin Avrupa yakasında mı yoksa Anadolu yakasında mı olduğuna göre değişiyor.
Bir siparişin saat kaçta adaya ulaşacağını söylemek, kara teslimatındaki gibi sadece trafiğe bakarak yapılamıyor; vapurun kalkış saati, tuttuğu sefer, hatta bazı dönemlerde uygulanan tarife değişiklikleri hesaba katılıyor. Kurye, paketi alıp iskeleye yetiştirdiği andan itibaren artık kendi hızından değil, geminin hareket saatinden bağımlı hale geliyor.
Adada motosiklet yok, elektrikli araç var
2020'de atlarda görülen bir hastalık nedeniyle faytonlar tamamen kaldırıldı; adalarda zaten yasak olan özel araç kullanımının yerini elektrikli araçlar ve bisikletler doldurdu. Bu durum kuryenin iskeleden indikten sonraki son kilometreyi nasıl tamamlayacağını doğrudan etkiliyor: hacimli ya da ağır bir gönderi elektrikli minibüs tipi araçlarla taşınırken, küçük bir paket çoğu zaman yaya ya da bisikletle adrese ulaştırılıyor.
Büyükada'nın çarşı kısmı iskeleye yürüme mesafesinde olduğu için buraya teslimat sorun çıkarmıyor; ama Yörükali ya da Nizam tepelerindeki yazlık evlere çıkan dik ve taşlı yollarda bisikletle paket taşımak epey vakit alıyor, bu bölgelere giden gönderilerde kurye süreyi baştan biraz daha geniş tutuyor.
Yaz ayında nüfus kat kat artıyor, teslimat talebi de öyle
Heybeliada'nın kışın birkaç bin kişilik sakin nüfusu, haziran-eylül arasında yazlıkçıların gelişiyle birlikte hızla kabarıyor; bu da aynı iskeleden aynı saatte inen kurye sayısının kış gününe kıyasla belirgin biçimde artmasına yol açıyor. Temmuz-ağustos hafta sonlarında Büyükada iskelesinde bisikletiyle bekleyen üç dört kuryeyi aynı anda görmek artık sıra dışı sayılmıyor.
Yazın artan talebin bir kısmı da unutulan eşyalardan geliyor; şehirden adaya tatile çıkan biri evdeki bir ilacı, şarj aletini ya da evrakını unuttuğunda bunu kendisi gidip almak yerine kuryeye emanet ediyor. Bu tür taleplerde gönderi küçük olsa da vapur bekleme süresi toplam zamanın büyük kısmını oluşturuyor.
Son vapuru kaçırmak, kuryeyi adada bırakabilir
Kış aylarında son dönüş seferi akşam 21.00-22.00 civarında kalkarken, yaz aylarında bu saat gece yarısına, hafta sonları biraz daha ilerisine uzayabiliyor. Bir kurye adaya geç saatte bir teslimat için gönderildiyse ve dönüş vapurunu kaçırma riski varsa bu durum sipariş alınırken müşteriye açıkça söyleniyor; aksi halde kurye adada sabaha kadar kalmak zorunda kalabiliyor.
Bu yüzden akşam saatlerine denk gelen ada siparişlerinde planlama, kara teslimatından çok daha sıkı yapılıyor: paket hazır mı, adres net mi, alıcı iskeleye yakın mı yoksa tepede mi sorularının hepsi vapur kalkmadan önce netleştiriliyor. Son dakikada ortaya çıkan bir belirsizlik, bütün seferi bir sonraki güne itebiliyor.
Adres tarifi, sokak isminden daha çok işe yarıyor
Adalarda bazı sokaklarda tabela eksik olabiliyor ya da aynı isim birden fazla ara sokakta tekrar edebiliyor; bu yüzden adres genellikle 'falanca kahvenin arkası' ya da 'belediye binasından yukarı üçüncü sokak' gibi görsel tariflerle anlatılıyor. Kurye bölgeyi ne kadar iyi tanırsa adresi o kadar hızlı buluyor, bu nedenle adalara sık gönderi yapan işletmeler mümkünse hep aynı kuryeyle çalışmayı tercih ediyor.
