Kunduracı artık sokağın başında değil, belli bölgelerde toplanıyor
On-on beş yıl öncesine kadar her mahallede en az bir kunduracı dükkânı vardı; şimdi Etiler'de, Bahçeşehir'de ya da Ataşehir'in yeni sitelerinde oturan birinin ayakkabısını tamire götürecek bir usta bulması epey zor. Kalan ustalar büyük ölçüde Mahmutpaşa ve Çarşıkapı'daki eski hanlarda, Bakırköy'ün çarşı içinde ya da Kadıköy Bahariye'de yoğunlaştı; deri çanta ve valiz tamirinde uzmanlaşan ustalar ise çoğunlukla Nişantaşı ile Osmanbey arasındaki küçük atölyelerde çalışıyor.
Bu dağılım yüzünden bir kurye siparişi genelde tek bir mahalle içinde değil, şehrin bir ucundan diğerine gidiyor. Beylikdüzü'nden gelen bir çift bot Mahmutpaşa'daki bir ustaya, Ataşehir'den gelen bir marka çanta da Osmanbey'deki deri atölyesine yönlendiriliyor; kurye burada kısa bir teslimattan çok, iki nokta arasında belirli aralıklarla tekrarlanan bir hat işletiyor.
Ayakkabı tamiri kurye siparişi neden tek yönlü değil, iki bacaklı
Standart bir kurye siparişinde eşya A noktasından alınır, B noktasına götürülür ve iş biter. Tamir gönderisinde böyle değil: eşya önce eve veya ofise gidilip alınıyor, ustaya teslim ediliyor, usta işi bitirdiğinde kurye aynı adrese geri dönüp eşyayı bu kez müşteriye teslim ediyor. Bir sipariş aslında iki ayrı teslimatın süresini taşıyor; firmalar bunu genelde 'gidiş-dönüş' tarifesiyle, tek yön ücretinin yaklaşık 1,6-1,8 katı bir toplamla fiyatlandırıyor.
Dönüş bacağı hemen değil, ustanın işi bitirmesine bağlı olarak başlıyor; bu yüzden sipariş oluşturulurken dönüş için ayrı bir tarih ya da 'usta haber verince çağır' seçeneği işaretleniyor. Bazı müşteriler gidiş siparişini sabah verip akşam aynı kuryenin dönmesini istiyor, bazıları ise işin üç-dört gün süreceğini bildiği için dönüş siparişini usta arayınca ayrıca açıyor.
Kurye eşyayı alırken neyi not ediyor
Deri bir çizmenin fermuarı, bir çantanın köşesindeki aşınma ya da topuğun iç tarafındaki eski bir çatlak teslim alınmadan önce telefonla fotoğraflanıyor; bu fotoğraf hem müşteride hem kuryenin uygulamasında kalıyor. Amaç, ustaya ulaşan eşyadaki hasarın taşıma sırasında mı oluştuğu yoksa zaten var olan bir aşınma mı olduğu konusunda tartışma çıkmasını önlemek.
Özellikle marka çantalarda usta teslim alırken kendi föyüne de birkaç not düşüyor: kilit çalışıyor mu, astar sökük mü, saplardaki deri ne kadar kurumuş. Bu notlar müşteriye iş tamamlandığında ayrıca bildirilmiyor ama fiyat tartışması çıktığında ya da ek bir tamir gerektiğinde referans olarak kullanılıyor.
Usta işi bitirince ne oluyor
Topuk değişimi, taban yapıştırma ya da basit dikim gibi işler genelde aynı gün ya da ertesi gün bitiyor; usta işi tamamlayınca müşteriyi ya da doğrudan kurye firmasını arayıp dönüş siparişinin açılmasını istiyor. Deri değişimi, özel renk boyama ya da yurt dışından parça beklenen onarımlarda bu süre bir haftayı bulabiliyor, bu durumda usta genelde kabaca bir tarih veriyor ve o tarihe yakın tekrar aranması isteniyor.
Dönüş teslimatında da imza alınıyor; böylece eşyanın usta elinden çıktığı an ile müşteriye ulaştığı an arasında net bir kayıt oluşuyor. Yüksek değerli bir çanta ya da kayış gibi parçalarda bu imzanın yanına bir de teslim fotoğrafı ekleniyor.
Hangi eşyalar bu şekilde gönderiliyor
En sık gönderilen eşyalar deri bot, topuklu ayakkabı, iş çantası ve okul-spor çantalarının fermuar ya da sap tamiri; bunlara ek olarak kemer tamiri ve deri mont fermuar değişimi de giderek artan bir talep. Antika ya da koleksiyonluk deri eşyalarda firma genelde değer beyanı istiyor, çünkü standart kurye sorumluluk limiti böyle bir parçanın gerçek değerini karşılamıyor.
Buna karşılık ıslak ya da henüz kurumamış deri eşya naylon poşete sarılmadan teslim alınmıyor; nem kapalı bir ortamda kısa sürede küflenmeye yol açabiliyor. Kurye bu durumda eşyayı önce kısa süre havalandırıyor, ardından nefes alabilen bir bez torbaya koyup yola çıkıyor.



