Cenaze çelengi siparişinde saat camiye, dakikaya bağlanır
Ölüm haberi genelde sabah ya da öğleden hemen sonra duyuluyor, çelenk siparişi de bu haberin üzerine birkaç saat içinde çiçekçiye düşüyor. Ama burada florist siparişlerindeki gibi "öğleden sonra bir ara" demek geçmiyor; cenaze namazı hangi caminin hangi vaktinde kılınacaksa çelenk o vakitten en az yarım saat önce caminin bahçesinde dizilmiş olmak zorunda. Teşvikiye Camii'nde öğle namazından sonra kılınan bir cenazede namaz saat 13.10'da başlıyorsa çelenk 12.40'a kadar orada olmalı; bu süre kaçırılırsa çelengin cenazeye ulaşma ihtimali sıfıra iner çünkü tören bittiğinde herkes mezarlığa geçiyor.
Çiçekçi tarafında bu saat genelde aile yakınıyla telefonda, bazen de haberde çıkan ölüm ilanından okunarak netleştiriliyor; kurye bu bilgiyi sipariş formunda net görmeden yola çıkmıyor, çünkü "bugün öğleden sonra" gibi muğlak bir not caminin hangi namazına denk geldiğini göstermiyor ve sahada vakit kaybına yol açıyor.
Çelenk moto kuryeyle gitmez, taşıma ayağıyla birlikte düşünülür
Standart bir çelenk, ayaklı sehpasıyla birlikte 1,2-1,5 metre yüksekliğinde oluyor ve bu haliyle motosikletin arkasına bağlanamıyor; bu yüzden çelenk siparişleri baştan araçlı kurye olarak planlanıyor. Araç bagajı çoğu zaman yetmediği için sehpa sökülüp arka koltuğa yatık, çiçek kısmı üstte kalacak şekilde yerleştiriliyor; camiye varıldığında sehpa yeniden takılıp çelenk ayakta dikiliyor, paketi bırakıp gitmek bu üründe bir seçenek değil.
Yağmurlu günlerde bir risk daha var: ıslanan karanfil ya da gül taç yaprakları kısa sürede kahverengileşiyor, bu yüzden araçlı kurye çelengi naylon örtüyle kapalı tutup sadece camiye vardığında açıyor.
Aynı günde aynı camide beş cenaze olabilir, kurdele yazısı karışmamalı
Şişli, Fatih ya da Üsküdar gibi büyük camilerde bir öğle vaktinde art arda üç dört cenaze namazı kılınabiliyor, bazı cuma günleri bu sayı altıya çıkıyor. Bahçeye aynı anda dizilen sekiz on çelenk arasında kuryenin bıraktığı çelengin hangi cenazeye ait olduğunu gösteren tek şey üzerindeki kurdele yazısı; "Ailesine ve Sevenlerine Başsağlığı" yazan iki ayrı çelenk yan yana durduğunda isim satırındaki tek harf hatası bile çelengin yanlış cenazenin önüne konmasına yol açabiliyor.
Bu yüzden kurye çelengi bırakmadan önce cami görevlisine ya da cenaze sahibi tarafından görevlendirilmiş birine hangi sıranın hangi merhuma ait olduğunu soruyor; sadece kurdele yazısına güvenip rastgele bir yere koymuyor, çünkü camiye gelen kalabalık nedeniyle sıralar sık sık karışabiliyor.
Taziye evine teslim, camiye teslimden farklı işler
Cenaze namazından sonraki üç gün boyunca taziye kabul edilen bir ev ya da dernek salonu varsa, buraya gelen çiçek ve çelenk teslimatları günler içine yayılıyor; tek seferlik bir cami teslimatının aksine burada kurye aynı adrese bir hafta içinde beş altı kez gidebiliyor. Taziye evinde genellikle kapıda bir görevli ya da ailenin yakını bulunuyor, kurye paketi doğrudan yas tutan kişiye değil bu görevliye teslim ediyor; florist siparişlerindeki "alıcıya sürpriz" mantığı burada hiç geçerli değil, herkes neyin geldiğini zaten biliyor.
Bazı aileler taziye evine çelenk yerine sade bir çiçek düzenlemesi istiyor, çünkü çelenk göndermeyi dini açıdan uygun bulmayan aileler de var; çiçekçiler bu yüzden sipariş alırken ailenin tercihini sormadan standart çelenk göndermiyor, kurye de yanlış ürünle adrese gitmemek için siparişteki bu ayrıntıyı kontrol ediyor.



