Menzil neden üretici rakamının yarısı kabul ediliyor
Elektrikli mopedlerin kataloğunda genelde 80-100 kilometre menzil yazar; bu rakam düz yolda, kargo kutusu takılı değilken ve sabit hızda ölçülür. Kuryenin sırtındaki 15-20 kilogramlık kutu, sürekli dur-kalk yapan trafik ve her teslimatta tekrar hızlanma, gerçek menzili 45-55 kilometreye kadar düşürebiliyor. Bu yüzden dağıtım sistemi bir mopedin günlük rotasını planlarken kataloğun yarısını baz alır.
Çamlıca sırtları, Ümraniye'nin yokuşlu mahalleleri ya da Beykoz'un iç kesimleri gibi eğimli bölgelerde batarya tüketimi düz arazidekinden belirgin şekilde hızlanır; bir mopedin aynı şarjla tamamlayabileceği teslimat sayısı yokuşlu bir bölgede düz bir bölgeye göre neredeyse üçte bir daha az olabilir.
Elektrikli kurye hangi ilçede tercih ediliyor, hangisinde hiç görünmüyor
Beyoğlu, Şişli, Kadıköy ve Beşiktaş gibi kısa mesafeli, duraklar arası birkaç kilometreyi geçmeyen yoğun merkezlerde elektrikli moped filonun büyük kısmını oluşturuyor; gün içinde çok sayıda kısa teslimat yapılması bataryayı yormadan rotayı tamamlamaya yetiyor.
Silivri, Çatalca ya da Şile gibi uzak ilçelere giden gönderilerde elektrikli moped neredeyse hiç görevlendirilmiyor; hem tek seferde kat edilen mesafe menzili zorluyor hem de bu bölgelerde hızlı şarj ya da batarya değişim istasyonu bulunmuyor. Boğaz'ı geçen bir teslimat menzil açısından sorun değil, köprü ve tünel geçişleri birkaç kilometrelik ek mesafe anlamına geliyor zaten; asıl belirleyici olan toplam günlük kilometre ve arazinin eğimi.
Depo rutini: şarj değil, batarya değişimi
Bir bataryanın sıfırdan dolması 4-5 saat sürdüğü için gün içinde şarja bağlı bekleme filoyu durma noktasına getirir. Bunun yerine depoda önceden doldurulmuş yedek bataryalar hazır tutuluyor; kurye tükenen bataryayı çıkarıp dolu olanı takıyor, bu işlem iki dakikayı geçmiyor. Bir moped için vardiya boyunca genelde 2-3 yedek batarya dönüşümlü kullanılıyor.
Kadıköy ve Beyoğlu'ndaki yoğun bölgelerde depo sayısı fazla olduğu için kurye bataryayı değiştirmek için rotasından çok sapmıyor; en yakın depo genelde 10-15 dakikalık sürüş mesafesinde oluyor. Daha az depo bulunan bölgelerde bu mesafe uzadığı için elektrikli araç tercih edilme oranı da düşüyor.
Kilometre maliyeti düşüyor ama bakım kalemleri değişiyor
Elektrikli bir mopedin kilometre başına enerji maliyeti benzinli bir motosikletin yakıt maliyetinin bir kısmı kadar kalıyor; bu fark özellikle günde 100 kilometreyi aşan yoğun kurye rotalarında aylık bazda ciddi bir toplama ulaşıyor. Buna karşılık batarya ömrü sınırlı ve belirli bir kullanım süresi sonrasında değişim gerektiriyor; bu kalem filo maliyetinin benzinli araçta görülmeyen yeni bir parçası.
Motor ve fren bakımı elektrikli modellerde daha seyrek yapılıyor çünkü mekanik parça sayısı azalıyor, ama lastik ve süspansiyon aşınması İstanbul'un bozuk kaldırım taşları ve kasis yoğun sokaklarında araç tipinden bağımsız olarak aynı hızda devam ediyor.
Sessiz motor, gece teslimatında fark ediliyor
Elektrikli mopedin motor sesi neredeyse yok; bu, akşam 22.00-24.00 arası yapılan teslimatlarda özellikle apartman girişlerinde fark ediliyor. Bahçeşehir, Ataşehir gibi toplu konut yoğun bölgelerde kapıcılar ya da site güvenlikleri geceleri motor sesinden şikayet ettiğinde elektrikli moped bu sürtüşmeyi büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Bu sessizlik teslimat kurallarını değiştirmiyor; kurye geç saatte yine kapıyı çalmak yerine arayarak haber veriyor, zili art arda basmıyor. Fark sadece bina girişinde ya da apartman boşluğunda yankılanan motor sesinin ortadan kalkması.
