Kutu boş kaldığında neden daha çok hasar görüyor
Markette gelen bir kutuyu saklayıp sonra farklı bir eşya için kullanmak yaygın bir alışkanlık ama en sık hasar nedenlerinden biri de bu: eşya kutunun içinde yarım kalıyor, kurye motoda sarsıldıkça ya da başka kolilerin altında kaldıkça eşya kutunun içinde kayıyor, köşelere çarpıyor. Bir kolinin içinde eşya oturduktan sonra her yönde en fazla 2-3 santim boşluk kalmalı; daha fazlası varsa kutu küçültülmeli veya araya dolgu konmalı.
Diğer uçta da sorun var: eşyayı tam oturan bir kutuya, sıkışacak şekilde zorla sokmak da kutunun duvarlarını zayıflatıyor, özellikle alt köşelerde çatlamaya yol açıyor. Ağır eşyalarda (kitap, alet, cam kavanoz gibi) çift oluklu karton tercih edilmeli; marketlerden gelen ince, tek oluklu kutular bu yük için yeterli değil.
H bantlama neden tek şerit banttan daha dayanıklı
Kolinin altını ve üstünü sadece ortadan bir şerit bantla kapatmak, özellikle ağır gönderilerde alt kısmın taşıma sırasında açılmasına yol açan en yaygın hata. Doğru teknik H bantlama: ortadaki şeridin iki yanına, kenarlara paralel iki şerit daha eklenerek kapak kenarlarının tamamı sabitleniyor. Bu, kutuyu kaldırırken ya da başka kolilerin üzerine koyarken alt tarafın ağırlık altında açılmasını önlüyor.
Bant genişliği de önemli; 2-3 santim genişliğindeki ince ofis bandı yerine en az 4,8 santimlik koli bandı kullanılmalı. Eski bir kutuyu tekrar kullanıyorsanız üzerindeki önceki barkod, adres etiketi ve kargo firması bandını tamamen kazıyıp kapatmak gerekiyor; kurye bazen eski etiketi yeni adresle karıştırıp yanlış rotaya yönlenebiliyor.
İç dolgu: gazete kağıdı, baloncuklu naylon ve sıralama mantığı
Kutunun içindeki boşluk doldurulurken malzeme seçimi eşyanın cinsine göre değişiyor. Kırılgan değil ama şekli bozulabilecek eşyalarda buruşturulmuş gazete kağıdı ya da kraft kağıt yeterli oluyor; cam, porselen ya da elektronik gibi gerçekten kırılabilir parçalarda ise baloncuklu naylonla tek tek sarma şart. Birden fazla parça aynı kutuya giriyorsa, ağır ve sert olanlar dibe, hafif ve hassas olanlar üste yerleştirilmeli; bu basit sıralama bile taşıma sırasındaki ezilme riskini büyük ölçüde düşürüyor.
Sıvı içeren gönderilerde (parfüm, temizlik ürünü, bazı gıdalar) şişenin kapağı bantla sabitlenmeli ve şişe ayrıca bir naylon poşete konmalı; kapak gevşer ve sızıntı olursa bu, kutunun içindeki diğer eşyaları ve etiketi korur.
Etiket ve adres bilgisi kuryenin ilk saniyede görmesi gereken yerde olmalı
Adres etiketi kutunun en düz ve en büyük yüzüne, kapaktan uzak bir yere yapıştırılmalı; kapak kenarına yakın etiketler bant çekilirken ya da kutu taşınırken kolayca yırtılıyor. Alıcı adı, telefon numarası ve açık adres dışında, varsa bir de 'kat/daire' veya 'işyeri adı' bilgisi eklenmesi, özellikle büyük sitelerde ve plazalarda kuryenin doğru kapıyı bulmasını hızlandırıyor.
Kırılabilir ürünlerde 'Dikkat, Kırılır' etiketi tek başına yeterli değil; kutunun hangi tarafının yukarı bakması gerektiğini gösteren bir ok işareti olmadan bu uyarı pratikte göz ardı edilebiliyor. İkisi birlikte kullanıldığında kurye kutuyu nasıl tutacağını ve araca nasıl yerleştireceğini daha net anlıyor.
Yağmurlu günlerde paketleme neden ayrı bir mesele
İstanbul'da özellikle sonbahar ve kış aylarında kurye motoyla ya da yürüyerek bina girişine kadar gidiyor; bu kısa süre bile karton kutunun üst yüzeyini nemlendirip adres etiketinin mürekkebini akıtabiliyor. Yağışlı günlerde gönderilecek kolilerde etiketin üzerine şeffaf bant çekmek ya da etiketi küçük bir naylon cep içine koymak, adresin okunmaz hale gelmesini önlüyor.
Hasar ya da kayıp durumunda tazminat talebi değerlendirilirken gönderinin 'içeriğine uygun şekilde paketlenip paketlenmediği' de inceleniyor; yani doğru paketleme sadece eşyayı korumuyor, olası bir sorun durumunda talebinizin kabul edilme ihtimalini de doğrudan etkiliyor.



