Bloga dön

Perakende

Mağazalar Arası Stok Transferi: Zincir Mağazalarda Kurye Süreci Nasıl İşler?

12 Ekim 2026 · 5 dk okuma

Mağazalar Arası Stok Transferi: Zincir Mağazalarda Kurye Süreci Nasıl İşler?

Müşterinin aradığı numara şubede yok, ama üç kilometre ötede duruyor

Bir ayakkabı ya da giyim zincirinde en sık yaşanan senaryo şu: müşteri mağazaya geliyor, beğendiği ürünün kendi bedeni ya da rengi rafta kalmamış oluyor. Satış danışmanı sistemden bakıyor, ürün İstinye Park'taki şubede duruyor, müşteri ise Kadıköy'de. Kargoyla istenirse üç gün sürer, müşteri mağazada o kadar beklemiyor; çözüm genelde iki şube arasında aynı gün kurye ile ürünü getirtmek oluyor.

Bu tür transferler büyük zincirlerde göründüğünden daha sık yaşanıyor; 12-15 şubesi olan orta ölçekli bir giyim markasında günde 8-10 arası şubeler arası transfer talebi oluşabiliyor, indirim haftalarında bu sayı kolayca iki katına çıkıyor. Müşteri mağazada beklerken ürünün 45 dakika ile 1,5 saat arasında gelmesi bekleniyor, bu da iki şube arası mesafeye ve o anki trafiğe göre değişiyor.

Stok transferi markanın deposundan değil, doğrudan şubeden şubeye gidiyor

Mağazalar arası stok transferi, standart depo-mağaza ikmalinden farklı işliyor; kurye merkezi depoya uğramıyor, doğrudan bir şubeden alıp başka bir şubeye götürüyor. Talep genelde mağaza müdürünün markanın kendi stok sisteminden diğer şubede ürünü görmesi, telefonla ayırtması ve kurye firmasını araması ile başlıyor.

Kurye şubeye vardığında ürünü teslim almadan önce barkod okutuluyor; bu hem doğru parçanın alındığını teyit ediyor hem de markanın stok sisteminde ürünün 'transfer halinde' görünmesini sağlıyor. Bu adım atlanırsa iki şube de aynı ürünü sistemde farklı yerde gösterebiliyor, gün sonu sayımında fark buradan çıkıyor.

Tek seferlik transfer mi, günlük sabit tur mu: rota burada belirleniyor

Nişantaşı, Bağdat Caddesi ve büyük AVM'lerde (Zorlu Center, Kanyon, Akmerkez) şubesi olan markalar için her defasında anlık kurye çağırmak en ekonomik çözüm olmuyor. Günde üç-dört şube arası transfer ihtiyacı doğan markalar kurye firmasıyla sabit saatli bir tur anlaşması yapıyor; örneğin öğlen 13.00 ve akşam 19.00'da aynı kurye beş-altı şubeyi sırayla dolaşıp birikmiş transferleri tek seferde taşıyor.

Müşteri mağazada beklediği acil durumlarda bu sabit tur beklenmeden anlık kurye çağrılıyor; ama haftalık bazda belirli şubelere giden sezonluk ürün gibi rutin transferlerde sabit tur hem daha ucuza geliyor hem de şube personeli için öngörülebilir oluyor. Hangi kuryenin saat kaçta geleceğini bilmek, ürünü önceden hazırlayıp paketlemeyi kolaylaştırıyor.

Teslim tutanağında imza müşteriden değil, şube personelinden alınıyor

Standart bir kurye teslimatında imzayı alıcı müşteri atar; şubeler arası transferde imzayı mağaza çalışanı atıyor, bu yüzden teslim tutanağında çalışanın adı ve personel kartı bilgisi de yer alıyor. Ürün yanlış şubeye teslim edilirse ya da kayıp olursa sorumluluk bu tutanaktaki bilgiyle netleşiyor; hangi çalışanın teslim aldığı belli olmadan markanın kendi iç soruşturması da zorlaşıyor.

Değerli ürünlerde (saat, deri çanta, takı gibi) bazı markalar ek olarak teslim alınırken ürün fotoğrafı çekilmesini şart koşuyor; kurye ürünü alırken gözle görülür bir çizik ya da leke varsa bunu tutanağa not düşüyor, aksi halde teslim sonrası çıkan hasar iddiasında hangi tarafın sorumlu olduğu belirsiz kalabiliyor.

Gönderinizi hemen oluşturun

İstanbul içi hızlı ve güvenilir kurye hizmeti için birkaç adımda sipariş verin.

Sipariş Oluştur

Diğer yazılar