MR görüntüsü ameliyat sabahı neden saatlerle yarışıyor
Bir cerrah ameliyat masasına almadan önce aynı görüntüyü başka bir uzmana da göstermek istediğinde, hastanın yakınları Acıbadem Maslak'ın görüntüleme biriminden çıkan diski elinde Topkapı'daki Koç Üniversitesi Hastanesi'ne kendisi götürmeye çalışır; trafiğe, park yerine, hastane içinde doğru birimi bulmaya kadar her adım zaman kaybettirir. Son yıllarda bu süreci kuryeye bırakan aile sayısı arttı, çünkü kurye hastaneye girer girmez nereye gideceğini biliyor, aile ise genelde o binaya ilk kez adım atıyor.
Bu siparişler standart bir evrak teslimatından farklı değerlendiriliyor; sipariş anında acil tıbbi görüntü etiketi konuyor ve kurye başka hiçbir durağa uğramadan doğrudan hastaneden hastaneye gidiyor. İki saat içinde ulaşması istenen bir sipariş, aradan üçüncü bir durak girdiğinde o pencereyi kaçırabilir; bu yüzden firma bu talebi aldığında kuryenin elindeki diğer işleri yeniden sıralayıp teslimatı öne çekiyor.
CD, film zarfı yoksa USB: format hastaneden hastaneye değişiyor
Bazı özel hastaneler görüntüyü hâlâ büyük bir zarfın içinde, negatif film olarak veriyor; bu zarf katlanmaya gelmiyor, köşesi kırışırsa görüntüde çizgi gibi görünen bir bozulma oluşabiliyor. Daha yeni görüntüleme merkezlerinin çoğu artık DICOM formatında yazılmış bir CD ya da USB bellek veriyor, cihazın kendi görüntüleyici programı da diskin içine otomatik kopyalanıyor.
Kurye için asıl risk teslimat sırasında değil, araçta geçen sürede ortaya çıkıyor: yaz aylarında motosiklet çantasının içi güneşte kısa sürede ısınabiliyor, bu da bazı disklerin yüzeyinde okunamama sorununa yol açabiliyor. Deneyimli kurye firmaları bu yüzden tıbbi görüntü siparişlerini çanta içinde değil gövdeye yakın bir cepte taşıyor; film zarflarını da katlamadan, düz bir dosya arasında teslim ediyor.
Diski kim teslim alıyor, imza kime ait
Hastane arşiv ya da görüntüleme birimi, diski hastanın kendisi ya da yakını dışındaki birine doğrudan vermiyor; kurye bu noktada genelde hastanın kimlik fotokopisini ya da bir yakınlık belgesini elinde bulunduran kişi üzerinden işlem yapıyor. Bazı hastaneler diski sadece hasta sahibinin imzaladığı bir teslim formuyla çıkarıyor, kurye de bu formu diskle birlikte karşı tarafa teslim ediyor.
Bu kayıt zinciri gelişigüzel değil; bir hasta görüntüsü kişisel veri sayılıyor, kaybolması ya da yanlış kişiye ulaşması hem hastane hem de kurye firması için sorumluluk doğurabiliyor. Bu yüzden kurye diski alırken ve teslim ederken saatini not ediyor, bazı firmalarda bu adım fotoğraf ya da kısa bir imza onayıyla da destekleniyor.
Fiyatı belirleyen ağırlık değil, dakika
Bir MR diski ya da film zarfı birkaç gram geliyor, dolayısıyla bu siparişlerde desi hesabı neredeyse hiç devreye girmiyor; fiyatı belirleyen asıl unsur mesafe ve istenen sürenin kısalığı. Maslak'tan Topkapı'ya ya da Kozyatağı'ndan Gayrettepe'deki bir hastaneye giden bir sipariş, aynı mesafedeki sıradan bir evrak teslimatından daha yüksek ücretlendiriliyor, çünkü kurye başka iş almadan doğrudan bu teslimata yönleniyor.
Boğaz'ın iki tarafında yer alan hastaneler arasında gidecek bir görüntü için köprü ya da tünel geçişinin trafiğe bağlı ek süresi de hesaba katılıyor; sabah 08.00 vizit saatine yetişmesi istenen bir sipariş genelde gece yarısından sonra, trafiğin en boş olduğu saatlerde yola çıkarılıyor.
Hangi hat en çok işliyor
Acıbadem'in Maslak ve Kozyatağı şubeleri, Amerikan Hastanesi ve Bağcılar'daki büyük özel hastaneler, ikinci görüş talebiyle en sık birbirine görüntü gönderen adresler arasında. Bir onkoloji vakasında ilk tomografi bir hastanede çekiliyor, hasta tedaviye başka bir merkezde devam etmeye karar verdiğinde önceki görüntülerin tamamının yeni hastaneye transfer edilmesi gerekiyor.
Bu transfer tek seferlik değil, tedavi sürecinin başında birkaç kez tekrarlanabiliyor; bazı aileler bu yüzden kurye firmasıyla tedavi süresince sabit bir anlaşma yapıp her yeni çekimin otomatik olarak aynı adrese gönderilmesini sağlıyor.



