Takviye gıda siparişinde asıl mesele stok değil, saat
Bir spor beslenme mağazasının deposunda ürün bulunmaması nadiren yaşanan bir sorun; asıl darboğaz, müşterinin siparişi genelde antrenmana gitmeden hemen önce, bazen de salonun kapısından verdiği an ortaya çıkıyor. Levent ve Maslak'taki plaza çalışanları öğle arasında sipariş verip akşam 19.00-20.00 arası eve ya da doğrudan salona teslim istiyor, Bakırköy ve Ataşehir'deki büyük salon zincirlerinin çevresinde ise talep akşam 21.00'den sonra, salonun kapanışına yakın saatlerde yoğunlaşıyor.
Bu yüzden takviye gıda siparişlerinde kuryenin görevi klasik bir e-ticaret teslimatından farklı bir şekilde zamanlanıyor: sipariş oluşturulduğu andan itibaren iki-üç saatlik bir pencere var, bu pencere kaçırılırsa ürün müşteriye ulaştığında zaten antrenman bitmiş oluyor ve sipariş pratikte amacını kaybediyor. Kadıköy'deki bir mağaza için akşam 18.00'den sonra gelen siparişlerin neredeyse tamamı aynı gün, en geç bir buçuk saat içinde kuryeye veriliyor.
Kilogram hesabı moto kurye mi, araçlı kurye mi sorusunu belirliyor
Standart bir protein tozu kutusu 900 gram ile 2,3 kilogram arasında değişiyor, kreatin ve BCAA gibi ürünler genelde daha hafif ama müşteriler tek seferde üç-dört farklı ürünü aynı siparişe ekleyince toplam ağırlık kolayca 5-6 kiloya çıkabiliyor. Moto kurye için bu sınırda bir yük; sepete sığsa bile dengesiz dağılan ağırlık özellikle İstanbul'un bozuk kaldırım taşlı sokaklarında (Cihangir, Balat gibi) sürüşü zorlaştırıyor.
Bu yüzden 4 kilonun üzerindeki takviye gıda siparişlerinde mağazalar genelde araçlı kurye talep ediyor; bazı firmalar sipariş tutarına göre değil kilogram bazında otomatik araç önerisi yapıyor. Tek kutuluk, 1 kilonun altındaki küçük siparişlerde ise moto kurye hem daha hızlı hem daha ucuz kalıyor, çünkü trafik yoğun saatlerde iki tekerlekli araç plaza bölgelerinde araçlı kuryeden kolayca on-on beş dakika kazandırıyor.
Ambalaj neden bu kategoride her zamankinden daha sıkı kontrol ediliyor
Takviye gıda müşterisi paketi teslim aldığı anda önce kutunun bandrolüne ve güvenlik mührüne bakıyor; mühür kırıksa ya da kutu ezilmişse ürünü geri çevirme oranı diğer gıda kategorilerine göre belirgin biçimde yüksek. Bu yüzden kurye firmaları bu tür gönderilerde kutunun dik taşınmasını ve başka paketlerin üzerine yük olarak konulmamasını özellikle not düşüyor; toz ürünlerde kapak sızdırırsa çantanın içindeki diğer gönderiler de zarar görebiliyor.
Protein bar ve jel formundaki ürünlerde durum biraz farklı: yaz aylarında çikolatalı barlar motoyun kasasında yumuşayıp şeklini kaybedebiliyor, bu yüzden haziran-eylül arasında bu tür siparişlerde termal çanta kullanımı tercih ediliyor. Kışın bu önlem gerekmiyor ama kutunun nem almaması için gönderi yine de naylon poşetle ek bir koruma katmanına alınıyor.
Salon zincirleriyle yapılan toplu sipariş anlaşmaları
Bazı spor salonu zincirleri, kendi içindeki küçük büfede sattığı takviye ürünlerini haftada iki-üç kez aynı tedarikçiden toplu olarak getirtiyor; bu siparişler bireysel müşteri siparişinden ayrı bir rotaya giriyor çünkü teslim noktası sabit ve miktar önceden belli. Zeytinburnu'ndaki bir depodan günün belirli saatinde çıkan bu tür gönderiler, şehrin farklı noktalarındaki beş-altı şubeye aynı tur içinde dağıtılarak hem maliyeti hem de bekleme süresini düşürüyor.
Üyelerin bireysel sipariş verdiği durumlarda ise salon resepsiyonu bazen teslim noktası olarak kullanılıyor; üye antrenmana geldiğinde paketi resepsiyondan alıyor. Bu seçenek, eve kimsenin olmadığı saatlerde sipariş veren çalışan müşteriler için özellikle tercih ediliyor, çünkü paket güvenlik görevlisine değil doğrudan tanıdığı salon personeline teslim ediliyor.
