Yeminli tercüme bürosu neden zincirin ortasında kalıyor
Bir vekaletnameyi ya da diploma örneğini çevirip yeminli tercüme bürosundan aldığınız anda iş bitmiş sanılır, oysa genelde öyle değil: çevrilen metnin altına tercümanın imzası ve büronun mührü basıldıktan sonra evrak büyük ihtimalle bir notere gidip tasdik ettirilmek zorunda; tasdiksiz tercüme çoğu kurumda kabul edilmiyor.
İstanbul'da bu bürolar rastgele dağılmıyor. Çağlayan Adliyesi'nin çevresindeki sokaklar bilirkişi raporu ve duruşma evrakı çeviren bürolarla dolu, Şişli ile Beyoğlu arasındaki hat ise konsolosluk ve vize başvurusu için tercüme yaptıran müşteriyle besleniyor. Aynı evrak genelde bu iki bölge arasında bir noktadan diğerine taşınıyor.
Noterin kesim saati neden kuryenin güzergahını belirliyor
Tercüme tamamlandıktan sonra onay için saat önemli; birçok noter mesai bitimine yakın -genelde 17.00 civarı- yeni evrak almayı kesiyor, geri kalanı ertesi güne bırakıyor. Tercüme bürosu akşamüstü teslim ettiği bir diploma çevirisini o gün onaylatmak istiyorsa, kurye büro ile noter arasındaki mesafeyi bu kesim saatinden önce kapatmak zorunda kalıyor.
Levent ve Mecidiyeköy'deki bazı noterler öğleden sonraki yoğunluk yüzünden sıraya yeni evrak kabul etmiyor, sabah saatlerini tercih ediyor; bu yüzden düzenli çalışan tercüme büroları günün ilk kuryesini genelde 10.00'dan önce çıkarıp işi erkenden noterin önüne koyuyor.
Hangi evrak en çok bu hatta dolaşıyor
Yurt dışına okumaya gidecek öğrencinin diploma ve transkript örneği, yurt dışında yaşayan birinin Türkiye'deki malını yönetmesi için çıkardığı vekaletname, boşanma ya da velayet kararı, evlilik cüzdanı örneği ve bir şirketin yabancı ortağına gönderdiği imza sirküleri en sık tercüme edilen evraklar arasında.
Bu talebin büyük kısmı bireysel müşteriden değil, yurt dışı eğitim danışmanlıklarından, göçmenlik bürolarından ve uluslararası şirketlerin hukuk departmanlarından geliyor; bir danışmanlık aynı hafta 8-10 öğrencinin evrakını art arda göndermek isteyebiliyor, bu da tek seferlik taleplerden farklı bir planlama gerektiriyor.
Orijinal evrak neden poşete değil sert dosyaya konuyor
Tercüme ve tasdik zincirinde taşınan kağıtların çoğu asıl nüsha; bir nüfus kayıt örneğinin ya da mahkeme kararının ikinci kopyasını çıkarmak bazen günler sürüyor, bu yüzden evrak katlanmadan, buruşmadan, yağmurda ıslanmadan taşınması gerekiyor. Kuryeler bu tür gönderilerde poşet yerine sert plastik dosya kullanıyor.
İçerik de hassas olabiliyor: boşanma kararı, velayet dosyası ya da bir şirketin ortaklık sözleşmesi gibi belgeler kuryenin önünde açılıp okunmuyor, kapalı zarf halinde teslim alınıp kapalı teslim ediliyor; teslim anında imza karşılığı tutanak tutulması, evrakın hangi elden hangi ele geçtiğini kayıt altına alıyor.
Hukuk büroları ve danışmanlıklar neden tek seferde üç durak istiyor
Düzenli çalışan bir hukuk bürosu için rota genelde üç durağı art arda kapsıyor: önce tercüme bürosundan çevrilmiş evrak alınıyor, ardından noterde tasdik ettiriliyor, son olarak adliyeye, konsolosluğa ya da bankaya teslim ediliyor. Bu üç durağı aynı kuryenin tek seferde tamamlaması, her aşamada yeni bir kurye çağırmaktan daha hızlı ve daha az hataya açık.
Bu tür müşteriler genelde kurumsal hesap üzerinden çalışıyor, aylık fatura kesiliyor; tek seferlik bir vize evrakı taşıyan bireysel müşteriden farklı olarak, danışmanlık ya da hukuk bürosu aynı anda birden fazla dosyayı farklı adreslere dağıtmak isteyebiliyor, bu da güzergahın güne göre yeniden planlanmasını gerektiriyor.



