Şubeye gitmek neden kuryeye kalıyor
DHL, UPS ya da FedEx'in İstanbul'daki şubeleri her mahallede yok; çoğu Yenibosna, Merter ve Zeytinburnu gibi lojistik yoğunluğu olan bölgelerde, bir de havalimanı çevresinde kümelenmiş. Levent'teki bir plazada çalışan birinin öğlen arasında oraya gidip gelmesi fiilen mümkün değil, Kozyatağı'ndaki bir ofisin de aynı sorunu var; araç trafiğe çıktığı an gidiş-dönüş kolayca bir saati buluyor.
Bu yüzden yurt dışına tek bir koli ya da zarf göndermek isteyen kişi artık şubeyi aramıyor, kuryeyi arıyor. Gönderici kapıda bekliyor, paketi kuryeye teslim ediyor, şubeye gidip sırada beklemek, park yeri bulmak gibi işlerin hepsi kuryenin üzerine kalıyor.
Kesim saati pazarlık konusu değil
Uluslararası kargo şubelerinin günlük kesim saati genelde 17.00-17.30 civarında; bu saatten sonra gelen gönderi o günün uçağına ya da aracına binmiyor, ertesi güne kalıyor. Cuma günleri bu saat biraz daha erkene çekiliyor, çünkü hafta sonu şube kapalı kalıyor ve kesimi kaçıran bir koli Pazartesi sabahına kadar bekletiliyor.
Bu nedenle öğleden sonra verilen bir sipariş kurye için bir yarış haline geliyor; adres Ataşehir'deyse ve şube Yenibosna'daysa, saat 16.00'da verilen bir sipariş trafiğe göre kesimi kaçırabilir. Düzenli iş yapan kurumsal müşteriler bu riski bildiği için genelde sabah saatlerinde sipariş geçiyor, bireysel gönderici ise çoğu zaman son dakikaya kalıp bu riski göze alıyor.
Fatura ve HS kodu kuryeden önce hazır olmalı
Şehir içi bir gönderide irsaliye ya da fatura istemeyen birçok müşteri, yurt dışına çıkan paketin gümrük beyannamesi için bir proforma fatura ya da ticari fatura gerektirdiğini bilmiyor; içerik, değer ve gümrük tarife kodu (HS kodu) bu belgede yazılı olmak zorunda. Kurye bu belgeyi kendisi düzenlemiyor, göndericiden hazır alıp şubeye birlikte teslim ediyor.
Belge eksik ya da yanlış doldurulmuşsa şube personeli paketi kabul etmiyor, kurye elindeki koliyle geri dönmek zorunda kalıyor. Düzenli e-ihracat yapan işletmelerin kendi fatura şablonu hazır olduğu için bu sorun nadiren çıkıyor; ilk kez yurt dışına birkaç parça kişisel eşya ya da hediye gönderen biri için ise kurye firması, siparişi almadan önce telefonda hangi belgenin gerektiğini anlatıyor.
Kuryenin sorumluluğu şubede teslim fişiyle bitiyor
Kurye paketi şubeye götürüp görevliye teslim ettiğinde ve karşılığında bir teslim fişi aldığında iş onun açısından tamamlanmış sayılıyor; gümrük işlemleri, vergi ve varış ülkesindeki teslimatla ilgili her şey artık uluslararası kargo firmasının sorumluluğunda. Bu ayrım önemli, çünkü paket yurt dışında gecikir ya da gümrükte beklerse müşteri çoğu zaman önce kuryeyi arıyor, oysa o noktadan sonrası kuryenin elinde değil.
Paket şubede reddedilirse -ambalaj uygun değilse, beyan edilmeyen bir lityum pil varsa ya da kutu üzerinde içerik etiketi yoksa- kurye orada bekleyip sorunu çözemiyor; koli aynı gün göndericiye geri dönüyor, yeniden paketlenip ikinci bir kurye siparişiyle tekrar yola çıkıyor.
Her gönderi bu yöntemle çıkmıyor
Tek bir koli ya da zarf için şube teslimi hızlı bir çözüm ama palet ölçeğinde yük, ticari numune toplulukları ya da sertifika gerektiren ürünler için bu yeterli olmuyor; bu tür gönderiler doğrudan forwarder ile anlaşmayı gerektiriyor, kurye sadece ilk ayağı taşıyor.
Uluslararası taşıyıcıların kısıtlı ürün listesi şehir içi kurye kısıtlarından daha sıkı; bazı elektronik cihazlar, parfüm gibi yanıcı sıvılar ya da belirli pil tipleri birçok hat için zaten kabul edilmiyor. Kurye bu listeyi göndericiye önceden hatırlatıyor, çünkü şubeye kadar gidip paketin kapıda reddedilmesi hem zaman hem de ikinci bir sefer kaybettiriyor.



